Yeni Şafak yazarı Kaplan: Uşşaki hadisesi, bütün tarikatların, cemaatlerin tecavüzcü olduğu algısı oluşturulacak şekilde servis edildi

by Haber Fora

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah’ın çocuğa cinsel istismar suçundan tutuklanmasına ilişkin, “Bu hâdise, bütün tarikatların, cemaatlerin tecavüzcü olduğu algısı oluşturulacak şekilde servis edildi.” görüşünü savundu. 

Kaplan, “Önce sözümona bir tarikat şeyhinin 12 yaşındaki kız çocuğuna taciz haberleri düştü gündeme bomba gibi! İnfial oluşturdu bu hâdise bütün toplumda -haklı olarak. Asla tasvip edilecek, geçiştirilecek bir olay değil bu. Mide bulandırıcı, iğrenç bir olay. Böyle tarikat lideri olmaz. Kınıyorum şiddetle. Bu tür kişiler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.” düşüncesini dile getirdi. 

Kaplan, “Bu hadise, bitmiş değil henüz. Sadece hikâye edilenden de ibaret değil. Dahası sadece hikâye edilenden ibaret olmadığını kanıtlamak için seferber olmuş durumda birileri… FETÖ’nün adamları, hemen bir fotoğraf servis ettiler hâdiseyi dallandırıp budaklandıracak… Oda TV ekibi ile söz konusu edilen tarikatın lideri bir yemekteler! Yayınlanan fotoğrafın montaj olduğu anlaşılıyor!” görüşünü savundu. 

Kaplan, “Dahası, öylesine usta ve ürpertici bir operasyon yiyoruz ki, bu fotoğraf montaj olsa da ürpertici, olmasa da! İki durumda da toplumun zekasıyla alay edildiği, dahası toplumda infial oluşturulmaya ve sonuçta ülkenin kaosa sürüklenmeye çalışıldığı o kadar açık ki! Bu hâdise, bütün tarikatların, cemaatlerin tecavüzcü olduğu algısı oluşturulacak şekilde servis edildi. Günlerdir, tarikatların, cemaatlerin ne kadar tecavüzcü oldukları işlendi, bütün tarikatlar, cemaatler inanılmaz bir şekilde şeytanlaştırıldı.” ifadesini kullandı. 

Kaplan yazısında şunları kaydetti: 

Tarikatlera, cemaatlere, İmam Hatiplere saldırılıyor olmasının temel nedeni, tarikatlar, cemaatler değil, İslâm’dır; bu toplumun İslam’la ilişkilerini mümkün olduğu kadar zayıflatabilmektir. İslâm bu toplumun medeniyet iddialarının, tarih yapıcı ilkelerinin tek kaynağıdır çünkü.

Türkiye laik bir devlet. Devletin bütün kurumları İslâm’dan arındırılmış durumda. O yüzden toplumun İslâm’la ilişkileri -Diyanet ve İHL’ler hâriç- cemaatler, tarikatlar üzerinden sürüyor.

Tarikatlere, cemaatlere, İmam Hatiplere saldırarak Türkiye’nin İslâm’la ilişkisini sakatlamak, Türkiye’nin yaratıcı ruhunu ve kurucu iradesini yok etmektir.

Türkiye’nin yaratıcı ruhunun da, kurucu iradesinin de kaynağı İslâm’dır. Türkiye, İslâm’ı yitirdiği zaman, toplum kaosun eşiğine sürüklenir, ülke leş kargalarına dekor edilir. Bütün bunlar, farklı kesimleri birbirine düşman ederek, toplumun omurgasını yok ederek, sağduyusunu, insaf ve vicdan duygusunu yerle bir ederek Türkiye’yi adım adım çökertmeyi hedefleyen tehlikeli projelerdir. Türkiye’nin yok olması, dünyanın ruhunu yitirmesi anlamına gelir. Çünkü Türkiye dünyanın ruhu, mazlumların umudu, zorbaların kâbusu ve insanlığın ufkudur.

Yazının devamı için

TIKLAYIN |

TIKLAYIN | 

TIKLAYIN |   

Bunu da beğenebilirsiniz

Yorum Yap